İnsanların kim olduğunu ismleri yerine ailesine bağlı olan soy isimlerinin belirlediği bir dünyada yaşadığımı biliyordum. Bu yüzden hep soy ismime yakışır olmaya çalıştım. Bir Altun olmak benim yegane hedefime çevrilmişti. Katlandığım tüm acılar, ardımda bıraktığım tüm yangınlar ve kalbimde sakladığım tüm zehirler gelecekte daha iyi yaşamam içindi.
Ama bir şeyden ne kadar kaçarsan kaç yine seni bulup yakana yapışırdı. Bu yüzden onunla karşılaşmış olmalıydım. Dokuz yaşında bıraktığım o çocuğu hiç tanımasaydım, o sokakta onun gözlerine hiç bakmasaydım zavallı kalbim bana bunları yine de yaşatır mıydı? Onu her gördüğümde değersiz bir altın olduğumu yine de anlar mıydım? Gömdüğüm geçmişin mezarını yine kendim açmaya çalışır mıydım?
☙
Todos los derechos reservados