Bir karşılaşma, bir kapıya atılan yumrukla başladı.
Uraz ve Deniz'in hayatları, o sabah kapının yumruklanmasıyla birbirine bağlandı. İkisi de kendi hayatlarındaki engelleri aşmaya çalışırken, farkında olmadan birbirlerinin hayatına yeni engeller koyacaklardı.
Henüz 13 yaşındayken annesini bir trafik kazasında kaybeden Deniz, o günden sonra hayatındaki en büyük boşlukla baş başa kaldı. Babası ise kızına, annesine benzediği için her geçen gün daha fazla öfke beslemeye başladı.
Deniz, tüm bunlara rağmen babasını ve ailesini sevmekten hiç vazgeçmedi.
Çocukluğundan beri hayatına sayısız yasak konuldu. Arkadaş edinmesine bile izin verilmedi. Mutfağa girmesi yasaktı. Ve bunlar, hayatındaki yasaklardan yalnızca birkaçıydı.
Yıllar boyunca sevgisizliğin ve yalnızlığın içinde büyüyen Deniz, 24 yaşına geldiğinde hâlâ geçmişinin bıraktığı yaralarla mücadele ediyordu.
Peki hayatın karşısına çıkardığı zorlukları hangilerini aşabilecek, hangilerinde yenilecekti?
Hayatındaki boşlukları kiminle dolduracak ve en sonunda o kişi, yaralarını yeniden açtığında ne yapacaktı?
Bazen insanın en büyük yarası, en büyük sığınağı sandığı kişiden gelir.
Peki Deniz'in hikâyesine katılmaya hazır mısın?
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang