Karşı Çık Kızım
"Karşı çıkmayı bileceksin kızım. Karşı çıkacaksın ki bir hayatın olsun."
Dilruba bu sözü söylediğinde henüz kendi hayatının neye dönüşeceğini bilmiyordu.
Siirt'in sıcak topraklarında, büyük bir konağın kapısından giren Cihat'la birlikte hayatının değişeceğinden habersizdi. O gün elindeki çiçeklere, kaçırdığı bakışlara ve kalbinin içine düşen küçük umuda tutunmuştu.
Cihat onu seviyordu.
Ama sevgisini göstermeyi bilmiyordu.
Çünkü ona sevmenin değil, güçlü olmanın öğretildiği bir hayatta büyümüştü.
Dilruba ise zamanla bu sessiz sevginin içinde hem bir yuva hem de bir yalnızlık bulacaktı.
Konağa gelen küçük bir kız çocuğu ise onun hayatındaki en güzel yere dönüşecekti. Dilruba, ona yalnızca yengelik değil, annelik edecekti. Ve bir gün ona, kendi hayatında hiç yapamadığı şeyi yapmasını söyleyecekti:
Karşı çıkmasını.
Fakat bazı sözler insanın başkasına verdiği öğütlerken, kendi hayatının itirafına dönüşür.
Dilruba aşkı seçti.
Peki aşk ona ne bırakacaktı?
Bazı aşklar insanı hayata bağlar.
Bazılarıysa insandan geriye yalnızca bir hikâye bırakır.
Bu, bir kadının sevdiği adamla, yetiştirdiği kızla ve kendi seçimleriyle sınandığı hikâye.
Ve belki de en çok, insanın kendi hayatını seçebilmesi üzerine...
"Karşı çık kızım. Karşı çık ki bir hayatın olsun."
All Rights Reserved