Story cover for ALACA (KOCA BEBEK) by Yaprakgoz
ALACA (KOCA BEBEK)
  • WpView
    Reads 8,721,917
  • WpVote
    Votes 176,787
  • WpPart
    Parts 29
  • WpView
    Reads 8,721,917
  • WpVote
    Votes 176,787
  • WpPart
    Parts 29
Ongoing, First published Jun 05, 2015
#WATTYS2016 KAZANAN HİKAYELERİNDEN BİRİ.
All Rights Reserved
Sign up to add ALACA (KOCA BEBEK) to your library and receive updates
or
#428hamile
Content Guidelines
You may also like
AZE by kelebekleroldu1
40 parts Ongoing
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
GULFIROŞ (GÜL SATICISI) by VeraHare
4 parts Complete
Bir dönem hikayesi... Zıt kutuplar birbirini çekermiş. İstemeden evlenmek zorunda kalan iki genç... "Kafana silah mı dayadılar benimle evlenmen için Eşref Bey?!" yakarışı evden taşıyordu kadının. "Gideceğim duydun mu beni gideceğim. Senin karın olmak öyle midemi bulandırıyor ki!" "Bende bayılmıyorum sana Alev Hanım! Amcam yüzünden değil, çıkan dedikodular yüzünden evlendim seninle." Alayla baktı kocasına."Namusumu kurtarmak için evlendin yani? Ben kendimi biliyorum Eşref. Millet ne derse desin umurumda bile değil. Senin gibi değilim ben tamam mı? Ben kendimi düşünürüm, milletin benim hakkımda ne düşündüğünü değil!" Üçüncü sigarasının izmaritini kül tablasında ezip, dik başlı karısına baktı. O artık karısıydı. İstemeden de olsa karısıydı işte. Şimdi onu gönderirse kendisi yüzünden başına kötü bir şey geleceğini biliyordu. "Gidemezsin." dedi ağır bir sesle. Bal gözleri öfkeyle parladı. "Gideyim de gör." dedi Alev kıyafetlerini koyduğu poşeti aldı yerden adımlarını attı. Ne olduğunu anlamadan kendini kocası tarafından duvara yaslanmış halde buldu. Kocasına ilk kez bu kadar yakın olmuştu. Kaba, güçlü elleri belini ve bileğini sıkıca tutmuştu. "Gidemezsin. Sen o imzayı atmakla Eşref Yılmaz'ın karısı olmayı kabul etmiş oldun. Duydun mu beni? Sen artık Alev Yılmaz'sın ve ben karımı hiçbir yere göndermem."
You may also like
Slide 1 of 10
AZE cover
KALBİN ESİRİ(Tamamlandı) cover
Bir Küçücük Civciv | Tamamlandı cover
AF cover
Gece Mavisi ( Tamamlandı )  cover
GULFIROŞ (GÜL SATICISI) cover
ÇERAĞ cover
KALBE BAĞLI  cover
AYNI NAKARAT  cover
ÖĞRETMEN HANIM cover

AZE

40 parts Ongoing

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.