İnsan geçmişi değiştiremez. Bunu hepimiz biliriz. Yine de geceleri, uyumadan hemen önce, zihnimizin en sessiz yerinde aynı soruyu sorarız kendimize:
"Ya o gün başka türlü davransaydım?"
"Ya söyleseydim?"
"Ya gitmeseydim?"
"Ya kalsaydım?"
"Ya bir kez olsun cesaret etseydim?"
Belki de insanın en büyük cezası, geçmişi değiştiremeyeceğini bilmesine rağmen onu tekrar tekrar yaşamasıdır.
Bu hikaye üç insanın hikayesi gibi başlayacak. Bir aşkın, bir dostluğun, bir kıyametin. Fakat sayfalar ilerledikçe anlayacaksınız ki bazı savaşlar virüslerle, canavarlarla ya da ölümle ilgili değildir. Bazı savaşlar insanın kendi içinde gerçekleşir. Ve bazen insanın karşısındaki en büyük canavar, yıllardır aynada gördüğü yüzdür.
Bu hikayeyi okurken zaman zaman bölümlerin birbirini takip etmemesiyle, bazı insanların ölmesiyle sonra yeniden karşınıza çıkmasıyla, bazı cümlelerin yarım kalmasıyla karşılaşacaksınız. Çünkü bazı hikayeler düz bir çizgide ilerlemez.
Tıpkı insan zihni gibi.
Tıpkı rüyalar gibi.
Ve tıpkı hayat gibi.
Eğer bir gün hikayenin son sayfasına ulaşıp ilk sayfaya dönerseniz, belki de her şeyin aslında başından beri orada olduğunu fark edersiniz. Çünkü bazı hikayeler okunmak için değil, HATIRLANMAK için yazılır...
All Rights Reserved