Gelecek, henüz gerçekleşmemiş bir ihtimaller zinciridir. Bir bardağın düşüş açısı, bir arabanın fren mesafesi ya da bir insanın saniyeler sonra atacağı o kararsız adım.
Çoğu insan için bunlara kader denir.
Peki bir zihin bu denklemleri saniyenin milyonda biri kadar kısa bir sürede çözüp henüz yaşanmamış olanı hesaplıyorsa?
Tıp koridorlarında geçen yorucu temposu arkasına gizlenen Park Jimin için şakaklarına saplanan o keskin ağrılar basit bir uykusuzluktan ibaretti. En azından, zihninin saniyeler sonra gerçekleşecek bir kazayı kusursuzca hesapladığını fark edene kadar.
Tıp koridorlarında şakaklara saplanan keskin bir sızı. Karanlık ekranlarda izi sürülen şifreli bir denek: Janus.
İki zıt dünya, geçmişin üzerini örten karanlık bir sırla kesişmek üzere. Geleceği görmek onu değiştirmeye yeter mi? Yoksa felaketi başlatan şey tam olarak bu mu?
All Rights Reserved