En büyük sırları, ölü adamlar saklar.
"Bu ev... İkimizin yuvası Yuna. Ama elbet bir gün ya senin ya da benim mezarım olacak."
"Ve ben sensiz hiçbir yere gitmiyorum."
Yaşadığım bunca zifiri karanlık ana rağmen, bir kere bile bakışlarımı sakınmama, kulaklarımı kapatmama ve çığlık atmama izin verilmedi. Katlandım, zihnimde yarattığım kendime ait dünyaya kapanarak, unutmaya çalıştım. Ama ne bir gece ne de bir gündüz oldu ki bu adam... Bana onun malı olduğumu, özgür bir iradem olmadığını veya olamayacağını anımsatmasın. Aciz bir köle, ucuz bir mal... Ben buydum. Onun gözünde de, ailemden kalan birkaç ufak anının içinde de. Hep buydum. Kendi Hezeyanında boğulan, cansız bir bebek.
Kendi zihnine bile güvenemeyen, her gün deliliğin sınırında yaşayan bir kukla.
Altın kafesin kapıları, büyük bir gürültü ile on yıl sonra ilk defa aralandı.
İçeri girmeye cesaretin var mı?
Uyarı! Bu kitap aşırı derecede şiddet, vahşet ve benzeri travmatik ögeler içermektedir. Yaşı küçük olan veya bu konularda hassasiyeti, travması olan okuyucuların okuması şiddetle önerilmez. Harici durumda sorumluluk kabul edilmemektedir.
Ayrıca bu kitap tamamiyle Yazar Judgement Lane kaleminden çıkmış olup, izinsiz herhangi bir alıntıya veya çalıntıya izin verilmemektedir. Aksi halde yasal işlem başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
Todos os Direitos Reservados