sert adımlarla çadıra doğru gidiyorum öfke gözümü kör etmiş resmen çünkü sekiz tane askerime pusu kurup yakalamışlar it soyları hızla çadırın önündeki iti itip içeri geçtim benim askerime işkence ediyorlar gözümün önünde ama ben hiç bir şey yapamıyorum hevel dedikleri itlerin başı bana bakıp yutkundu benden ödü koyuyorlardı buradaki itlerin hepsi sert adımlarla itlerin başı olan Şehmuz 'un yanına geçtim sandalyeye oturup izledim öfkeyle ama yüzüme bakınca hiçbir şey anlayamaz ben yüzüme yansıtmadığım sürece askerlerde bana bakıyorlardı Şehmuz 'un bu kadar korktuğu kim diye karşımdaki hırpalanmış sekiz askerime bakıp komutanınız kim dedim içlerinden biri beni alaya alıp sanane fahişe dedi sinirle gözlerimi yumup açtım ofkelenmistim ama mutlu da olmuştum ama bunu yansıtmadım sakince ayağa kalktım ve bana fahişe diyen askere doğru yaklaştım karşısında durup gözlerine bakıp sanadamı lazım dedim boğuk bir sesle yüzümde puşi vardı çünkü karşımdaki asker bana bakım tiksinerek toprağımın helal sütü emmiş ana kuzuları varken sana bakmam sana ancak itler bakar dedi karşımdaki askere biraz daha yaklaşıp gri gözlerimi gözlerine dikip bu gözlere iyi bak diyip gri gözlerimi kapayıp açınca safir rengine çevirip askere diktim asker şok oldu göz rengim in değişmesine bir gün tekrar karşılaşacak yüzbaşı bu gözlerin unutma dedim? Merhaba arkadaşlarilk defa yazıyorum yanlışlarim ola bilir özür dilerim şimdiden keyifli okumalar dilerim🥰🥰
More details