Story cover for MIKNATIS by kitapyazankarincalar
MIKNATIS
  • WpView
    MGA BUMASA 405
  • WpVote
    Mga Boto 22
  • WpPart
    Mga Parte 5
  • WpView
    MGA BUMASA 405
  • WpVote
    Mga Boto 22
  • WpPart
    Mga Parte 5
Ongoing, Unang na-publish Jun 08, 2015
Hem dış görünüşleri,hem kişisel özellikleri yüzünden olabildiğince dışlanan iki yakın arkadaşın sabrı taşarsa ne olur? Peki ya İstanbul'u terk edecek kadar taşarsa ne olur?  ()()()()()()()()()()()()()()()()
Biricik arkadaşım Hayal benim yıllardır hayalini kurduğum şeyi ailelerimizle paylaşmamızı akıl etmişti ve ilk olarak kolay lokma olan abilerimizden başlamıştık.
"Ya bize gitmemiz için yardım edersin ya da   babama eve attığın tüm kızların çetelesini veririm. "                                                                                                                                                "Senin yüzünden Göktürk Abiminde başına iş açarım. Onunkileri de söylerim. O izni vereceksin." dediğinde Hakan Abi ve abim şok içinde birbirlerine baktılar.                               
 "Hemen annemlerle konuşalım da biletler daha da pahalı olmadan alalım biletlerinizi. E daha ev fiyatlarını öğreneceğiz
 işimiz çok kaldırın popoları."
All Rights Reserved
Sign up to add MIKNATIS to your library and receive updates
o
#153istanbul
Mga Alituntunin ng Nilalaman
Magugustuhan mo rin ang
AZE ni kelebekleroldu1
36 mga parte Ongoing
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Magugustuhan mo rin ang
Slide 1 of 10
ASENA cover
Abilerim cover
BALLICA MAHALLESİ cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover
ASYA (TAMAMLANDI) cover
Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) cover
AZE cover
MAVİ (Gerçek ailem) cover
MEHİR(Gerçek Ailem) cover
Lise Son | Texting cover

ASENA

47 parte Ongoing

Asena; geçmişi kayıplarla dolu, hayata tutunmayı bırakmış genç bir ressam. Kutay; korkuyla anılan, sert kurallarla yaşayan bir adam. Birbirlerinin karanlığına adım attıkları anda, hiçbir şey yerli yerinde kalmayacaktır. Mafyalar, düşmanlar, itaatkârlar, tehditkârlar, zorunlu ilişkiler, kan davaları, sırlar, oyunlar, dövüşler ve muhteşem tablolar... Asena, kaçırıldığı adamı esir alacak kadar cesur; Kutay ise geçmişini öğrendiği kadına ilk görüşte âşık olacak kadar delidir. Soylarının bıraktığı kan izleri ve yanan şehirlerin ortasında tek sığınakları birbirleri olur. Bir aşk ne kadar büyükse, bedeli o kadar ağırdır. * "Silahımı çeneme yasladığında kehribar gözlerine bakarken bu kız beni öldürür dedim içimden. Çünkü o an âşık oldum. Âşık olmak benim için ölmek demekti. Ben yenilmez bir adamken hayatımda ilk defa, tek bir bakışta yenildim."