Düşler Ülkesi

Düşler Ülkesi

  • WpView
    Reads 226
  • WpVote
    Votes 6
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jun 21, 2015
Rina ailesini bir trafik kazası sonucunda kaybeden 9 yaşında yetim kalan bir kız çocuğudur. 12 yaşında büyükbabası Tom onu yanına aldı fakat Rina'nın büyükannesi vefat etmiş, bu durumda büyükbabası 2. bir eş ile evlenmişti. Adı ise Luzy'di, büyükannesi Luzy iyi bir kadın olmasına rağmen piskolojik sorunları vardi ve piskolojik sorunları nedense büyükbabası evden gidince başlıyordu. Rina'yı dövdüğü bile olmuştu, Rina da her gece ağlayarak uyuyordu. Yine bir gece tam uykuya dalmıştı ki kapısı açıldı içeriye giren belli belirsiz biriydi. Fakat iyi biri olduğunu Rina hissetmişti. İçeri giren adamın gözleri parlıyordu ve takım elbiseliydi. Rina ve o belli belirsiz adam sabah güneş doğana kadar konuştular. Birden Rina'nın tekrardan kapısı çaldı ve o adam Rina'nın yanaklarından öperek kapı açılır açılmaz kayboldu. Rina buna çok şaşırmıştı ama o adama daha kapıdan içeri girer girmez kanı ısınmıştı...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • On Üçüncü Pay
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • DUHUL
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • YAPAY KALP +21
  • Albay Kızı
  • Vortaris

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines