Yere düşen müzik çalarımdan ayrılan kulaklığım yüzünden en sevdiğim şarkının odayı dolduruşunun titrekliğiyle dikildim karşısında.
Sanki, o şiirleri okuyan, zayıf ay ışığının altında bana umutla bakan O değilmiş.
Sanki, 10 yıl geriye gitmişiz ve evcilik oynarken arabasının üstüne basıp kırmışım.
Sanki, balığı Portakal'ı fanusundan çıkarıp bir kenarda ölüme bırakmışım.
Sanki, depremde yıkılan binanın molozları arasındaki en sevdiği kişinin cansız bedenini göstermişim.
Her saniye, gözlerindeki değişen duyguları ne zaman dışa vuracağını merak ederek bakıyordum yüzüne.
Uzun kirpikleri, güzel kahverengi gözlerini gölgelediği an döküldü dudaklarından o tek heceli kelime...
"Git!"
İşte şimdi, o ezilen araba bendim.
Şimdi, kımıldamayı kesen Portakal bendim.
Şimdi, molozların arasındaki cansız beden bendim...
Yaş Farkı Vardır (9 yaş)! Lütfen bunu bilerek okuyunuz...
Atabey Ailesi yıllardır yaptığı mafyacılık işlerine son verip emekliye ayrılmıştı. Çağlar Atabey 4 oğlu, karısı ve yakın aile dostlarıyla huzurlu hayatının tadını çıkartıyordu. Ta ki bir gün şirketine bir mektup gelene kadar... Yıllar önce ölen kızının aslında yaşadığını ve ölü bir bebekle karıştığını söyleyen bir mektupla bütün dengeler bozulur. Bir yandan hasta annesi ve öfkeli babasıyla uğraşırken okumaya çalışan Çiçek bir yandan da şehit sevgilisinin yasıyla kavruluyordur. Bunun üzerine bir de yıllar önce karıştığını öğrenen Çiçek'i karmaşık günler bekliyor.