HOŞÇAKAL

HOŞÇAKAL

  • WpView
    Reads 13,686
  • WpVote
    Votes 379
  • WpPart
    Parts 16
WpMetadataReadComplete Sat, Jun 18, 2016
Hoşçakal & İki Kişilik Yalnızlık Hikayesi Aşkı, yalnızlıktan geçenlerin hikâyesi! Hoşçakal, iki kişilik bir yalnızlık hikâyesi. Bu hikâye geride kalandan gidene bir ağıt. Buradan öteye göçen bir yüreğe yazılan yalnızlık nöbetleri. Henüz silinmedi hiçbirinin yarası benden. Aşk gitti ama acısını bıraktı, izi kaldı. Güz aşkları mevsimine dönünce dönence, pencereye sinmiş insanlar gelir gözümün önüne. Ve yavaş yavaş görünürler etrafta. Kimi yaza girerken terk ettiği aşkını, kimi yaz aşkını düşünür. Kimi ayrılık planlar ama hala yüreği yanar. Kimi terk edilmişliği sindirmeye çalışır. Lakin çok azdır taze aşkı yakalayan. Unutmak; Öldürmek değil mi diğerini! Hani ölüme terk etmek bir yokluğun girdabında! Unutmak; Adını duymamak ve yaşanmış ne varsa Yok saymak... (Tanıtım Bülteninden) Türkçe 224 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 21 cm İstanbul, 2015 ISBN : 9786051291482 Kategorilere Göz Atın Edebiyat (Roman - Öykü) Yerli / Roman
All Rights Reserved
#82
hoşçakal
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KONUK SEVMEZ DENİZ
  • EX'İM Mİ? / Text
  • Halısaha |texting
  • EŞİM DOSTUM
  • TAKINTILI MAFYA
  • İPEKSİ BELA | Yarı Texting
  • FIRTINAYA MAHKUM İRİS | +18
  • Cömert Abi / Texting
  • İLK ÖPÜCÜK || TEXT
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines