Yarasın
  • WpView
    Reads 359
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Feb 14, 2017
Biz acıyı kendimize hamur eğlemiş , kederi de üstüne katmış kendi hayatlarımızı yoğurup bir şekle sokmaya çalışanlarız. Aşkı , sevgiyi en derininde , en kalpten yaşayıp sonucunda en çok üzülenleriz. Kendinden eksiltip , sevdiklerinin yaralarına merhem olanlarız. Biz yarım kalanlarız, yarım bırakılanlarız. Biz kendimiz incelikten kırılıp gidip kütük misali insanları sevenleriz. En çok hataya düşen ama hiç düşmemiş gibi yapanlar değiliz, düştük mü düştük düştüysek kalkarız daha ölmedik ya diyebilenleriz. Biz sevdiklerini arzulayanlar değil, avuçlarını açarak niyet edip Allah'a , dualarına başrol yapanlarız. Tüm duyguları içlerinde en yoğun yaşayan ama dışarıya ser verip sır vermeyen deli gibi hunharca kahkahalar atıp arkasında derin üzüntüler barındıranlarız. Doğrudan ayrılmayan ,yalan söylemeyi bile beceremeyen fakat en güzel mutlu rolü oynayanlar , bilakis kimsenin duygularıyla da oynamayanlar. Biz kim miyiz ? Biz yarası olanlarız. ! İnsanlara karşı kaybedip, hayata karşı çok şey kazananlarız sevgili dostlarım. Kaldırın kadehleri tüm yaşanmışlıkları doldurup. Yara'sın!
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines