Şu Saatte Orada Mıydın?!

Şu Saatte Orada Mıydın?!

  • WpView
    Reads 423
  • WpVote
    Votes 8
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 19, 2015
Demek buraya baktın. Ama burası “orası!” değil. Peki söyle o zaman.. Şu saatte orada olmak ister miydin?! Evet mi? Peki. Bunu sen istedin..! Şimdi birkaç adam düşün… Ya da neyse neyse! Düşünme! Bir ada hayâl et… Yok, yok! Unut, gitsin! Ne idüğü belirsiz, karmakarışık, “Yok artık!” dedirtecek, en afallatıcı birkaç olay say... Dur, dur! Sayma! Dünyada en çok olmak istediğin yeri söyle... Boşver! “Orası” kesinlikle orası değil... Bir ada… Birkaç adam… Ve esrarengiz olayların envai çeşidi… Yok... Anlaşıldı! Sen bu kitabı okumadan şu saatte orada olup olmadığına asla karar veremeyeceksin! O zaman söyle... Şu saatte orada olmak ister misin?! Hem sen hiç son sayfası yırtık bir kitap okudun mu? Bu kitabın son sayfası neden yırtık? Okumadan asla anlayamayacaksın! Hazır mısın?
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • Aile Sırları
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • HER KİMSEN
  • KURTBEY
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines