Gece Bekçileri

Gece Bekçileri

  • WpView
    Reads 41,622
  • WpVote
    Votes 2,551
  • WpPart
    Parts 32
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 26, 2019
- Hanım efendi, dediğiniz yerde ceset bulamadık. Yanlış görmüş olabilir misiniz? Bana inanmıyorlardı. Sinirlenmeye başlamıştım. İki cesedin de bulunmaması biraz garipti, kabul ediyordum ama yanlış görmediğimden de emindim. - Bakın. Gördüğümden eminim. Biri saklamış olmalı. Başka mantıklı bir açıklaması yok. Sonra aklıma fotoğraf geldi. Makineden fotoğrafa baktım. Evet! Fotoğrafta görünüyordu. Sadece gölge gibi görünüyor olsalar da en azından yanlış görmediğimi ispatlardı. - İşte burada adam elindeki silahı kadına doğrultmuş. Kadın da burada. Görüyor musunuz? Söyledim size. Hayal görmüyorum. Fotoğrafı gören polis memuru şaşkınlıkla bir bana bir resme bakıyordu. Beni tedirgin edecek kadar uzun bir süre bunu tekrarladı. Tamam, şaşırmasını bekliyordum ama biraz aşırı tepki veriyordu sanki. Sonra telefonunu alıp birini aradı. - Komiserim. Burada bir bayan var. Sanırım sizin konuşmanız daha uygun olur.
All Rights Reserved
#95
yetenek
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • KURTBEY
  •  ABİLERİM Mİ?
  • HER KİMSEN
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • ISSIZ ADA (+18)
  • Aile Sırları
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines