Story cover for CEVZA by Starbinari
CEVZA
  • WpView
    Leituras 9,175
  • WpVote
    Votos 1,103
  • WpPart
    Capítulos 11
  • WpView
    Leituras 9,175
  • WpVote
    Votos 1,103
  • WpPart
    Capítulos 11
Em andamento, Primeira publicação em jun 21, 2015
Yere düşen yağmur damlaları kadar hızlıydı adımlarım. Koyu renk saçlarım vücuduma yapışırken yağmur kokusu burnuma doluyordu. Gürleyen gök yüzünü sesi, yağmur damlaları toprakla buluştuktan sonra çıkardığı ses, ağaç dallarının hışırtısı... Muhteşem bir melodi gibi kulağımı dolduruyordu. Bir ağacın gölgesinde elimi yaslayıp durmamı sağlamıştım.Tutunduğum ağaca benzeyen bir sürü ağaç vardı. Kimden kaçıyordu ben böyle? Yaşamak zorunda olduğum geçmişimden mi?Bu geçmişi yaşamak için izin verdiğim kendimden mi? Hayır, yeterince kaçamamıştır. Ama umurumda da değildi. Bacaklarım yeterince dinlendiğini düşünerek tekrar koşmaya başladım.
  
  Yağmur şiddetini gittikçe artırıyordu. Gökyüzü artık gürlemekle kalmayıp, korkmamı sağlayan şimşeklerle de buluşuyordu. Gökyüzü gri tonlarına hakim olmaya başlayınca korkmak aptallıktı. Çünkü ben hiçbir zaman beyaz olmayı beceremeyen siyahtım. Belki de ormandaki kuşlar yağmurdan değilde benim karanlığımdan kaçıyorlardır.
  
  Siyah pantolonum bir kez daha çamurla buluştuğunda hıçkırıklarım adeta gökyüzünde çakan şimşekleri sollamışcasına haykırıyordu.Kalkmayı denediğimde elime bulaşan kan beni durdurdu. Gözümü vücudumda gezdirdiğimde yağmur damlalarının, damla izleri bırakarak vücudumdan aşağıya aktığını gördüm. Tekrar gözümü açık olan elime çevirdiğimde yağmur damlaları kan izini temizlemişti. Siyah pantolonum artık siyah rengi değildi çamur rengini taşıyordu. Kulaklarım ormanda yağmur sesinden başka sesler işittiğinde, yağmur sesi ve şimşeklerin çıkardığı sesi soyutlaştırarak kulak kabarttım;
''CEVZA!'' Ve ardından birkaç kere daha adım ormanda yankılandı. Sesin yükseklerden geldiğini anladığımda başımı yukarı kaldırdım ve yüzüme yağmur damlalarının aksine farklı birşey damladı.
 Bu kandan başka birşey değildi.
Todos os Direitos Reservados
Inscreva-se para adicionar CEVZA à sua biblioteca e receber atualizações
ou
#708yetimhane
Diretrizes de Conteúdo
Talvez você também goste
AZE, de kelebekleroldu1
32 capítulos Em andamento
"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
KADERİN SANCILI AĞI | AİLE, de aygununhikayeleri
15 capítulos Em andamento
KADERİN SANCILI AĞI🩶 Yazgı, on sekiz yaşına bastığı günün hemen ertesi, nefret ettiği bir adamla; Özgür Soykan'la zorla nişanlandırılacağını öğrenir. Ardından da, istemediği bir evliliğe sürükleneceğini... Kaçmaktan başka çaresi kalmadığında soluğu, yıllardır uzağında kaldığı gerçek annesinin yanında alır. Ancak onu orada da bekleyen tek şey hayal kırıklığıdır. Adını bile bilmediği babasını bulmak için çıktığı yolculuk sonuçsuz kalır. Babasının annesine aldırmasını söylediği bebeğin aslında doğduğundan, yani kendisinden habersizdir. Zaten babasının sevdiği kadından olan çocukları vardır ve kendi varlığını sadece fazlalık olarak görür. Düğün günüyse kafasına sıkmayı çoktan planlamıştır. Ama herkesin sırtını döndüğü, umudun tamamen tükendiği o nişan gecesinde beklenmedik bir mucize olur: "Ben Kürşat Zevher. Zorla nişanlandırmak istediğiniz bu kızın gerçek babasıyım." Bir cümle... Ve Yazgı'nın hayatı bir gecede altüst olur. Ankara'dan İstanbul'a uzanan bu yeni yolculukta; annesinin geçmişte yaptıkları, ailesinin dağılmasından onu sorumlu tutan kardeşleri, ve peşini bırakmayan Özgür Soykan, genç kızın kaderine örülmüş sancılı ağın yalnızca başlangıcıdır... Yazgı, henüz başına geleceklerden habersizdir. "Wattpad'de, Kaderin Sancılı Ağı adı ile yazılmış ilk kurgudur." Hikaye kapağı; @nisannnur 🩶
Talvez você também goste
Slide 1 of 10
AZE cover
MEHİR(Gerçek Ailem) cover
Abilerim cover
KIZIL SAÇLI LİBERO (GERÇEK AİLEM) cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover
BALLICA MAHALLESİ cover
ASYA (TAMAMLANDI) cover
KADERİN SANCILI AĞI | AİLE cover
Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) cover
CİHAN'IN ŞAHI! cover

AZE

32 capítulos Em andamento

"Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.