Yine onsuz geçen uzun bir gece ve yine onsuz uyanış...Perdenin arkasından geçen her bir güneş ışını bu sabah da haram. Yatağın aynı tarafında yine bilindik soğukluk...İçini yakıp kavuran ve pişmanlıkla geçen hayatına bir tokat gibi iniyor her geçen gün, her geçen zaman. Yapması gerekenler biliyor ama bir türlü yapamıyordu. Onun yanına gidemiyordu. Bir güç onu engelliyordu. Ama kararlıydı. Elindeki -tüm maaşını bir çırpıda yatırdığı- yüzüğe bakıp bakıp derin hülyalara dalıp, onu düşlüyordu. Elbet bir gün ona bu yüzüğü verecekti. Ona her şeyi birer birer anlatacaktı. İçini yakan tüm pişmanlıklarını dökecekti. Özürler dileyecekti cevapsız kalan.Tüm hakları saklıdır