Sadist
  • WpView
    Reads 587
  • WpVote
    Votes 35
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Oct 11, 2015
Biri umursamaz, sert ve en önemlisi sadist... Diğeri ise aslında masum ve saf ama babasının ölümü ve üvey babasının sert davranışları onu saflıktan kurtarıyor. Daha doğrusu o öyle zannediyor. Kalbinin derinliklerinde hala saf ve masum bir Beste var aslında... "Sevgisiz büyüyen her çocuk,-" demiştim ki Kıvanç sözümü kesti. "Seni seviyorum diyen herkese inanacak kadar çocuk." dedi. Onun bu sözü bilmesine çok şaşırmıştım. "Nereden biliyorsun bu sözü?" dedim. "Defterinde görmüştüm." diyerek beni bir kez daha şaşırttı. Defter dediği şey benim günlüğümdü. Eğer diğer sayfaları da okuduysa hem benim onu sevdiğimi hem de aile sırlarımı öğrenmişti. Her şey çarpıştıkları gün başladı. Birbirlerini deli gibi seveceklerini bilmeden birbirlerine zarar veren iki şapşalın hikayesi...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • ASENA
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines