Story cover for İz. by Jonboy92
İz.
  • WpView
    LECTURES 222
  • WpVote
    Votes 37
  • WpPart
    Chapitres 2
  • WpView
    LECTURES 222
  • WpVote
    Votes 37
  • WpPart
    Chapitres 2
En cours d'écriture, Publié initialement juin 25, 2015
Genç komiser ellerini saçına daldırdı. Bıkkınlık gelmişti, yanından asla ayrılmayan yardımcısına emir verdi. "Adli tıp raporlarını ve cesedi inceleyin." 

Toy ama bir o kadar da başarılı yardımcısı Samet, komiserinin emrine kafasıyla onay verip hemen odadan çıktı. 
Görkem komiser sandalyesine oturup yüzünü avuçlarının içine aldı. Derinden bir of çekti, hergün bu tür cinayetlerle karşılaşmaktan sıkılmıştı. 

Genç komiserin sıkıntıdan patlamasına ramak kalmışken kapısı tıklatıldı. "Gel!" 

Daha yeni atanan polis memurlarından biri içeri girdi, selam durdu. "Gel Batuhan, gel." Sıkıntılı komiser stresli olduğu için emrinde olan polis memurları ile de ilgilenmekte zorluk çekiyor.

Batuhan elinde kağıdı komiserin masasına bırakıp uzaklaştı. "Başkomiserim yolladı, efendim. Bu cinayet vakasıyla sizin ilgilenmenizi istiyor."

...

Bu kitapta bulunan ve yer alan her olay gerçeklik payı taşımaktadır. Bizimle gerçek olmaya hazırsan diğer bölüme geç.
Tous Droits Réservés
Inscrivez-vous pour ajouter İz. à votre bibliothèque et recevoir les mises à jour
ou
Directives de Contenu
Vous aimerez aussi
YARALASAR(Kitap Oldu), écrit par Maral_Atmc6
56 chapitres En cours d'écriture
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
Vous aimerez aussi
Slide 1 of 10
YARALASAR(Kitap Oldu) cover
ZEHİR'E BULANMAK  cover
Teşhis | BxB (gay) cover
5. seviye cover
Zorbanın Bedeninde cover
Cansız Manken (+18) cover
Sessiz Saplantı cover
ÂFİTAP cover
KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ cover
Yalanlarin Ötesinde cover

YARALASAR(Kitap Oldu)

56 chapitres En cours d'écriture

"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.