Story cover for MASKE by elisvepars
MASKE
  • WpView
    MGA BUMASA 269,251
  • WpVote
    Mga Boto 12,519
  • WpPart
    Mga Parte 62
  • WpView
    MGA BUMASA 269,251
  • WpVote
    Mga Boto 12,519
  • WpPart
    Mga Parte 62
Ongoing, Unang na-publish Jun 26, 2015
Yüzüne taktığı maske teninden bir parçaydı sanki. Kılı kırk yarsan da maskeyle teni arasındaki sınırı bulamayacakmışsın gibi. Maske çıksa hayatı dökülüverecekmiş gibi ortaya. Maskeli hali gizemli, şaşırtıcı, sürprizlerle dolu. Ne kadar alışabilirim bu haline? Soğukluğun işlediği sert yapılı kemikli yüzünün mimiklerini görmeden; hayattan nasibini almış tecrübelerle dolu yüz çizgilerine bakmadan ne kadar? Sadece gözleri ne kadar yetecek hayatıma?

Asıl maske kalbinde olan. Kalbindekini çıkarsa ruhundan parçalarda gelirse yanında? O zaman ne yapacağım? Acı gerçekleri erteleyerek yaşamak ne kadar uzun ömürlü olur? Sonsuza kadar? 

"Keşke hiç çıkarmasaydın maskeni. İlk tanıştığımız gibi kalsaydın keşke. Ama sen onu bile beceremedin." Yanaklarımdan artık haddini aşan damlalar döküldüğünde bir daha nefes almamak istercesine sarf ediyordum cümleleri. O ise sadece bakıyordu. Bu sefer saftı, gözlerinde her zaman gördüğüm donuk,gizemli ifadeyle değil; acı dolu gözlerle bakıyordu. Acı dolu, ıslak, saf ve MASKESİZ gözlerle...
All Rights Reserved
Table of contents
Sign up to add MASKE to your library and receive updates
o
#46yeşil
Mga Alituntunin ng Nilalaman
Magugustuhan mo rin ang
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... ni Sevval_Alpar01
43 parte Kumpleto
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
Magugustuhan mo rin ang
Slide 1 of 10
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... cover
RUSKOLİK +18 cover
Bağ(Gerçek ailem) cover
RAPUNZEL BU DEFA KULEDEN KAÇMIYOR  cover
MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT cover
züppe | texting cover
DÖRT ÇEYREK cover
Serseri //yarı texting// cover
Aşk İçinde | Texting cover
Mafyaymısmıs cover

CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....

43 parte Kumpleto

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.