EZİYET

EZİYET

  • WpView
    Reads 146,357
  • WpVote
    Votes 6,090
  • WpPart
    Parts 24
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Aug 6, 2016
WpInfo
Non-Fiction
18 yaşında üniversiteye hazırlanan bir kız... Beren... Annesini hiç görmemiş, babasıyla yaşayan güçlü bir kız, her ne kadar kendini güçlü görmese bile. O, bir inşaat işçisinin kızı. Hayatında, arkadaş olarak sadece Müge var. Ama bu durum Beren'in, Ankara da ünlü olan Mertoğlu Kolejine gitmesiyle değişir. Orada bir sürü arkadaşlar edinir. Işıl, Hakan, Savaş, Serenay ve... Okan. Mertoğlu Kolejinin sahibi, Bora Mertoğlu... Burslulardan nefret ediyor. bursluları okulunda bulundurmayan Bora, acaba Beren'i okulundan gönderebilecek mi? Onun tabiriyle, Amele kızını. Belki de nefret ettiği o kızda farklı bir şey görecek ve hiç olmaz dediği şey kaderine yazılacak. Beren, acaba ilk öpücüğünü onu koruyan Okan'a mı verecek, yoksa ona türlü eziyetler ederek okulundan atmaya çalışan Bora'ya mı? Bu bir Amele Kızı hikayesi...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines