Umutsuzluk Sendromu

Umutsuzluk Sendromu

  • WpView
    Reads 235
  • WpVote
    Votes 25
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jul 24, 2015
WpInfo
Fiction
Romance
Ölümün ardından gelen yeni bir yaşam.Sevgi yoksunu bir çocuğun sevmeyi ve sevilmeyi öğrenişi.Karamsarlık tünelinin sonunda beliren küçücük bir umut ışığı.Tesadüf değildi onların tanışması.Allah tarafından gönderilen bir umuttu onlar birbirleri için.Kaderleriydi birbirlerinin.Peki sonu nasıldı bu iki gencin ? Birbirlerini ölene dek mutlu etmek için mi birleştiler ? Yoksa her mutluluğun bir sonu olduğunu göstermek için mi ? Hep birlikte göreceğiz .
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines