Siyahım (Ara Verildi)

Siyahım (Ara Verildi)

  • WpView
    Reads 964
  • WpVote
    Votes 186
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Aug 25, 2015
O siyahken, ben beyazdım. O gökyüzüyken, ben denizdim. Aslında çok farklıydık birbirimizden ama bir o kadar da aynıydık. Bir eksik, bir fazla tamamlıyorduk birbirimizi. Birbirimiz olmadan yapamıyorduk ama beraberken de olmuyordu. Ne ulaşabiliyorduk birbirimize, ne de ayrılabiliyorduk birbirimizden. Bir anda nefret ederken, bir anda deli gibi seviyorduk birbirimizi. Bizim hikayemiz bu. Bizim hikayemiz zıtlıkların, ulaşılmazların, nefretin ve aşkın hikayesi. **** İkimiz çok farklıydık birbirimizden ama bir o kadarda aynıydık. İkimizde yaşadığımız bazı şeylerden kaçıyorduk ama ikimizin de yöntemleri çok farklıydı. Ben yok sayıyordum, o ise kaçarak unutmaya çalışıyordu. Zaten hepimiz öyle değil miydik? Bazılarımız yok sayıyordu, bazılarımızda unutmaya çalışıyordu geçmişini... Her şey o bizim sınıfa geldiğinde başlamıştı. Şuana kadar istediğim her şeyi elde etmeye alışmış olan beni reddetmişti ve bu böyle kalmayacaktı, kalmadı da. O günden sonra birbirimize hayatlarımızı zehir etmeye karar vermiştik. Öyle de oldu... İkimizde çok şey kaybettik, ikimizde çok acı çektik ve bu oyun, bu çatışma ben bitti diyene kadar bitmedi. Bittiğinde ise ikimizde paramparça olmuştuk.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Sirayet|Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines