Kendini Beğenmiş Odun !!!!!

Kendini Beğenmiş Odun !!!!!

  • WpView
    Leituras 65
  • WpVote
    Votos 4
  • WpPart
    Capítulos 2
WpMetadataReadEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização sáb, jul 11, 2015
Aslında 19 yaşında bir kızdım ben. Henüz 6 yaşındayken babasını sonsuzluğa uğurlamış küçücük bir kız. Çizimim çok iyiydi. Bu sene üniversite için para biriktirip üniversiteye kayıt yaptıracaktım. Tam da hayallerimin peşinden gidecektim ki aksilik bir türkü peşimi bırakmadı. Bir çizim atölyesinde çalışıyordum yaz mevsimiydi birbirinden renkli elbiseler çiziyor kargo ile İzmir'e asıl büyük patrona gönderiyordum. Bu sabah yine çizimler yaptım yaz olmasına rağmen dışarıda yağmur çok yağıyordu, kargo ise trafiğe takılmış ve postaneye benim gitmem gerektiğini söylediğinde gerçekten çok sinirlenmiştim. Ne yapabilirdim ki ya bu çizimleri 1 saat içinde postaneye ulaştırıp kargolayacaktım yada kendime yeni bir iş bakmaya başlayacaktım. Hemen hazırlanıp yola çıktım. Lanet olsun ki trafik çoktu. Ben de ilk iş olarak taksiden indim ve koşmaya başladım. Yağmur da koşmaya bayılıyordum ta ki o ana kadar.
Todos os Direitos Reservados
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • ASENA
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo