Herkesinki gibi bizimkide son bulmuştu. İnsan içmedende sarhoş olabiliyomuş. Dayak yemedende bir yerleri acıyabiliyormuş. O gün anladım zaten ayrıldığımız gün. Saat 5 gibi kalkmıştım. Direk telefonu koştum, mesaj atmıştır diye. Mesajda 'Ayrılalım olmuyor' yazıyordu. Ne yapcağımı bilmiyordum sadece 'TAMAM' yazabildim o geldi elimden napim. Unutabilirim belki diye birisiyle dendim, olmadı. Ne denesem olmuyordu. Tam böyle unuttum gibi oluyorum fotoğraflarımızı görüyorum , yaram yeniden kanıyor. Kabuk tutmadan da kanabilir yaralar.
Aylar yıllar geçti.Ee tabikide iş bulmam lazım.Baba parası yemenin zamanı geçti. Gazetede iş ilanlarına bakarken şöför arıyorlamış. Aradım normal klasik sorular sordular tecrübeniz varmı ? kaç yaşındasınız diye. Cevapladıktan sonra benimle görüşmek istediler.
Görüşmeye gittim. Beni İşe almışlardı.İlk götürceğim kişi evin hanımı ve tek çocuğuydu. Arabaya binerken annesi çocuğuna 'Haydi Melih Gidiyoruz' diye seslendi. Döndüm baktık birbirimize baya bir süre. Emindim oydu. Çocuğunun isminide benim ismimi koyması beni yerden yere vuran şeydi. Tabi bu arada hala dikiz aynasında bakıyoruz birbirimize. Bir anda ter bastı beni. Terden sırılsıklam olmuştum. O anda gözyaşlarımı sildim ve kafamı arkaya çevirdim. Buğuk bir sesle 'Nereye Gidiyoruz Hanımefendi'.
All Rights Reserved