Kabasakal (Düzenleniyor)

Kabasakal (Düzenleniyor)

  • WpView
    Reads 1,364,938
  • WpVote
    Votes 47,170
  • WpPart
    Parts 69
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Mar 23, 2017
Yüzünü görmeyeli, kokusunu ciğerlerime doldurmayalı, bal rengi gözlerinde erimeyeli dört gün olmuştu. Dört yüz yıl gibi gelen dört gün... Bakışları kırgın, bakışları hüzünlü, bakışları özlem dolu... Hüznü silip, kırgınlığı onaracak bir cümle kurmak istedim, başaramadım. Kalbim, kalbine kavuşmak istercesine deli gibi atarken tek yapabildiğim nemli gözlerimle ona bakmaktı. Acımızı hafifletebilecek ne söyleyebilirdim ki? Başka adamın tohumları karnımda büyürken ben seni seviyorum, mu? Sevgim, acısını, acımızı silip götürebilecek miydi? Gözlerimizi aynı hizaya getirmek adına diz çöktü. Ellerini dizlerime koyup bana bakarken bende ellerimi hasret kaldığım sakallarına götürdüm. Gözlerini kapattığında derin bir nefes alarak kokusuna divane olan ciğerlerime kokusunu hapsettim. 'Sakallarım bile özledi seni...' diye mırıldandı. Elinin altında titreyen dizlerime baktı. Başını yavaşça eğip diz kapaklarıma birer öpücük kondurdu. 'Yaralısın, parçalanmışsın. Kanıyorsun. Yaralarından, acılarından, kanayan yerlerinden, tüm düşmüşlüklerinden öpüyorum.'
All Rights Reserved
#737
kabus
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines