Kara Delik

Kara Delik

  • WpView
    Reads 129
  • WpVote
    Votes 10
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Sep 23, 2015
WpInfo
Fiction
Fantasy
...Kimsenin tam tanımadığı Profesör Yağmur’un iç dünyasına ait bu küçük parçaya bakan Defne gülmeye başladı. Ve tam o sırada kafasını sert bir şeye çarptı. Şaşkınlıkla geriye doğru bir adım attı ama kendi ayağına takılıp geri geri düşmeye başladı. Ama düşemeden, bilekleri sıkıca kavrandı. Kafasını kaldırıp kime kafa attığını görmek için baktı. Oldu. Lanet olsun. Yağız 158-İota. Tebrikler, Defne! O kadar insan varken sen git, kampüsün en yakışıklı, en popüler, en havalı çocuğuna çarp. Büyük ihtimalle şehrin en yakışıklısı falandı. Üstüne de fizik okuyordu. Hem yakışıklı hem zeki. Hem de şu an Defne’nin bileklerini tutuyordu... Yıl 2077, tabi ki teknoloji yerinde saymıyor. Büyük gelişmeler büyük fedakarlıklar gerektirdi, ancak bilim insanoğluna verilmiş bir hediyeydi. Gelişmeliydi. Peki ya bilim hiç gelişmemiş olsaydı? İnsanoğlunun hediyesi bilim değil de... büyü olsaydı? Bilim kurgu fantastik dünyalarla buluşur, üzerine de aşkla harmanlanırsa... Bu hikaye tadından yenmez!
All Rights Reserved
#713
evren
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines