Sırtımdaki Hançer

Sırtımdaki Hançer

  • WpView
    Reads 2,863
  • WpVote
    Votes 445
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, May 3, 2016
Hayata gelmemeyi dilerdim.Annemin rahmine düşmemle hayatımın bu denli olacağınını sevgili annem Lucy bilseydi sanırım beni dünyaya getirmezdi.Sevgili annem ben hayata gözlerimi açtığımda beni bir defa koklayamadan hayata gözlerini yummuştu.Ne kader ama... Babam yıllarca kendine gelemedi.Annemden sonra tek kadını bendim onun başka biriyle olmayı asla düşünmedi.Evlenme lafı konuşulduğunda babam kestirip atıyordu.Bir ihanet sayıyordu bunu.Artık babam sadece beni düşünüyor benimle ilgileniyordu.Annemi hissettirmemeye çalışıyordu.Ama ben her okula girişimde arkadaşlarımın annelerine sarılışlarını gördükçe sanki sırtıma bir hançer saplanıyordu.Gözlerim doluyor ağlamamak için kendimi sıkıyordum.Eve geldiğimde ise dadım Annah beni karşılıyordu.Yaklaşık elli beş yaşında uzun siyah saçlı huysuz kilolu bir kadındı.İçeri girmemle beni banyoya alıyor beni yıkıyor fırça atıyor ve ayıcıklı pijamalarımı giydiriyordu.Biraz dinlendikten sonra yemeğimi hazırlıyor babama geldiğimi söylüyor ve gidiyordu.Bense yemekleri iki üç kaşık yedikten sonra hepsini çöpe döküyordum.Kadın aksi olduğu kadar iyi yemek yapamıyorduda.Sevgili babam geldiğinde oldukça yorgun yüzü kömür gibi simsiyah olmuş ayakları zor yere basar halde içeri giriyordu.Her zaman olduğu gibi bana kocaman bir gülümsemeyle yaklaşıyor ve beni kucaklıyordu.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines