''Kerem!''
Rüyama giren Kerem ile bir karar aldım o gece. Benim için bazen kötü, bazen iyi sonuçlar doğuracak bir karar. Beni belki siyahlıktan kurtaracak bir karar. Mavi ama siyaha boyanmış ruhum gibi siyah gözlerimi mavi baktığını ortaya çıkaracak karar. İstanbul'a gidicektim. Belki Kerem'e uzaktan bakardım ama konuşamazdım ama yakınında olmak beni rahatlatırdı hiç olmasa. Hem onun gidişiyle siyaha boyanmış ruhumun, beyaz yanını canlandırıp, onu renklendirecek biriyle tanışacağım, beni yeri gelince üzüntüden, yeri gelince mutluluktan ağlatacak biri. Hem Manyak, Hemde Psikopat olan biri. İkisinin birleşimiyle MANKOPAT olan biri.
.......
''Yuha.''
.......
Peki hayatta her zaman herşey yolunda gider mi? İlk öpücüğü hep isteyerek mi veririz? Her zaman biri hayatımıza girer ve herşey çok iyi gider. Bu hayalimiz. Ama gerçekte öyle mi? Her zaman o kişi mi kurtarır bizi? Karanlık geçmiş dediğimiz eski kötü anıkara her zaman biri gelicek ve unutucakmışız gibi gelir. Ama ya o kişi gelse bile de geçmişimiz bizi bırakmıyorsa?
Hayaller ve Gerçekler bir arada olunca,
Kitap ve filmlerde ki klişeleri hep beraber değiştirmeye var mısınız?
Hedefleri için gözünü karartmış olan Alin, bir yıl daha sınava çalışma kararı alır. Her şeyi bir kenara bırakmış, yalnızca derslerine odaklanmışken, kütüphanede tanıştığı bir adamla sınırlarını koruyacak mı yoksa yıkacak mıydı?
•
Arkamı döndüm ve apartmanın girişine doğru ilerledim. Kapıyı açmak için bir hamle yapacakken sesini duydum. "Alin!"
Omzumun üzerinde ona baktım. Dudaklarındaki o güzel kıvrılma görülmeye değerdi. "Sevgilim veya bir flörtüm olursa, bu yalnızca sen olursun."