Tanrının Elçisi

Tanrının Elçisi

  • WpView
    Lecturas 1,389
  • WpVote
    Votos 157
  • WpPart
    Partes 3
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación vie, sep 11, 2015
WpInfo
Ficción
Fantasía
''Sen kimsin?'' diye haykırdı genç adam karşısındaki kıza. Karşısındaki kızın güçlü bakışları altında ezilmek istemiyordu. Gözlerine bakamıyordu genç kızın. ''Ben Tanrının Elçisiyim!'' Diye haykırdı genç kız. Saraydaki tüm gözler büyük bir güç açlığıyla ona bakıyordu. ''Kendi kurallarımı ve kendi sınırlarımı belirler, kendi gücümü yaratırım. '' ** Yüzyıllar boyu tanrı tarafından seçilen elçiler dengeyi korumuştu. Krallıktan bağını koparmış bir topluluk tüm dünyayı güç savaşına sürüklemiş, büyük kayıplara yol açmıştı. Şehirler yavaş yavaş savaşın içinde buluyordu kendini. Elçilerin gücünü istiyordu düşman. Tanrı bu sefer doğru kişiyi seçmişti. Dünyanın dengesini tekrar kuracak olan güçlü bir kadındı seçtiği kişi. Güçlü, kimsesiz ve soğuk kanlı... Cassiopeia... © Tüm hakları saklıdır.
Todos los derechos reservados
#39
distopik
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • FIRTINA ZAMANI
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido