Seni gördüğüm zaman, dilim neden tutulur?
Seni gördüğüm zaman, güller elimde kurur.
Seni gördüğüm zaman, hayat sanki son bulur.
Yavaş adımlarla ilerliyordum, içimdeki bu koru dindirmek istiyordum.
Neredeydim, ne yapıyordum hiç bir fikrim yoktu.
Ama bu içimdeki korun sönmesi gerekiyordu.
Etrafıma bakındığımda kendimi anayolun ortasında buldum.
Tam karşımdan bir otomobil geliyordu, fakat ben yaşayan insan tepkisi vermiyordum.
O anki otomobilin yaptığı acı fren sesi kulaklarımı doldurdu.
Daha sonra yere yığıldım.
Canım yanıyordu, ama bu içimdeki kor geçmemişti.
Hissedebiliyordum, yolun sonundaydım.
Kalbimin acısı bu acıyı bastırmıştı bile.
Tek yapabildiğim şey elimi kalbime götürüp,
Yavaşlamasını hissetmekti.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Gerçek bir aşk hikayesi.
Kimilerinin cesaret edemediği, kimilerinin de gelmesini iple çektiği.
Basit bir şey değildi aşk, sevgi gibi basit bir şey değildi.
Bazen gülüp bazen heyecanlanıp bazende hüngür hüngür ağlayacağınız bir kitap sizi bekliyor.
Yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak nedir bilir misiniz?
Ezgi biliyordu.
Hayatını zindana çeviren üvey babasından kaçtığı bir gecede, onu bu hayata tutsak eden adamla karşılaşmayı beklemiyordu.
Bilseydi o adamla karşılaşacağını, yine kaçar mıydı o ödül töreninden?
Onunla yüzleşecek cesareti bulur muydu?
Yine de her şey için çok geçti. Bir karanlık gecede, İki lacivert göz kesişmişti. Biri nefretle diğeri ise yabancı gibi bakarken daha da acıtmıştı gerçekler.
Asaf Kandemir tanımamıştı kızını.
Ona nefretle bakan gözlerin ardında yatan anlamı görememişti.
İki silah sesi duyulmuştu sonrasında sokakta. Yere düşmüştü kızın bedeni, sokak lambasının altına.
O lamba bile kızın kimliğini aydınlatmaya yetmemişti.
Eğer bilseydi o sokağa girince hayatının değişeceğini, geçmezdi o sokağın önünden belki. Atmazdı adımını.
Ama geçmişti iş işten. Birçok şey gibi buna da geç kalınmıştı..
--- Hikayeden Kesit ---
15 yıldır, nefret ederek büyüdüğüm bu adam bir kaç gün içerisinde bütün dengemin şaşmasına neden oldu. İçimde filizlenen, baba hayaliyle yanıp tutuşan çocuk, yine terk edilmenin verdiği kırıklıkla ağladı.
Ağladı ağlamasına ama sesini duyan olmadı.
Karşımda acımasızca bakan lacivert gözleri her şeyi açıklıyordu. Onun gözünde bir hiçtim ben. Koca bir boşluk. Hikayesinde bir yerim yoktu.
O ise benim hikayemin büyük bir kısmını oluşturuyordu.
-
Sözler hayli çıkmazlarda,
Söz ver haydi sen.🎶
Dün birini gördüm yolda,
Gözler aynı sen.🎶
Bizler aynı kalmadık ki,
Hayat değişirken.🎶
Ben birini sevdim ama,
Gözler aynı sen 🎶
Hikayenin şarkısı: Gözler Aynı sen-Yaşar