SIR GÜNLÜĞÜM

SIR GÜNLÜĞÜM

  • WpView
    Reads 1,495
  • WpVote
    Votes 183
  • WpPart
    Parts 33
WpMetadataReadComplete Sat, Sep 5, 2015
WpInfo
Fiction
Romance
Avrupa ve Asya kıtalarını içine alan, tarihin en büyük Krallığı olan Gloria Krallığının tek veliahtı olan prenses Alexandra, kendine eş seçebilmek için 50 prensi Chatlea Sarayına davet eder. Prenses prensler ile tanışır. Alexandra, Alex adındaki prensle ilgili şüpheler duyar ve araştırmalar yapmaya başlar. Araştırmaları ne gibi sonuç verecek? Alex kim? Alexandra güvendiği kişileri aslında ne kadar tanıyor?
All Rights Reserved
#53
hayali
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • Milli Tasarımcı // Yarı Texting
  • LİNA
  • Gökçen Gerçek Ailem ( Bitti )
  • ALTIN KADEH
  • ALTINDAĞ MAHALLESİ
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Balca
  • Gökyüzü
  • MİNEL

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines