Adelin
Ben Adelin Sancak...
Dünyaya gözlerimi, ne bir anne şefkatiyle ne de bir baba güveniyle açtım. Geçmişime dair bildiğim tek şey, bir kundakta, adsız ve kimsesiz bırakılmış olmamdı. Yanımda yalnızca tek bir mektup vardı ve üzerinde o soğuk, kısa cümle yazılıydı: "Kıza iyi bakın, adı Adelin olsun."
Yapayalnız başladığım bu hayatta, kader bana en büyük hediyesini verdi, Sıla ve Serdar. Onlar benim sadece arkadaşlarım değil, bu dünyadaki tek ailem, ikizler oldu.
Birlikte büyüdük, yeri geldi aynı ekmeği bölüşüp aç kaldık, yeri geldi gözyaşlarımızı birbirimizin omzunda kuruttuk. Hayatın tüm fırtınalarına karşı üç kişilik dev bir kale kurduk kendimize.
Zaman aktı, biz büyüdük... 18 yaşımıza bastığımızda, içimizdeki o mücadele ruhunu vatan hizmetiyle taçlandırmak istedik ve askeri üniversiteye adım attık. Zorlu eğitimleri, uykusuz geceleri yine omuz omuza vererek geride bıraktık ve oradan gururla mezun olduk.
aradan geçen iki ayrı yıl farklı yerde görevler bitmişti, şimdi, hayatımızın en güzel haberiyle ödüllendirildik.
Üçümüzün de tayini Ankara'ya çıktı! Yaşadığımız mutluluğu ve gururu tarif edecek kelime yok. Üzerimizde şerefli üniformamız, arkamızda sarsılmaz kardeşliğimizle şimdi yeni bir sayfa açılıyor.
Hikayemiz tam olarak burada başlıyor. Benimle birlikte, Ankara'nın soğuğunda yüreği vatan sevgisiyle ısınan yeni hayatımı okumaya ne dersiniz? 🩷