"Hediyemi aldın mı savcı? " diyen kalın sesle kaşlarım çatılmıştı. Masadaki mektup açacağını alarak kutunun bandını kestim. Albay, yüzbaşı Kurtoğlu ve posta eri izlemekteydi. "Yanlış yaptın savcı, kime bulaştın haberin yok" diyip kapatmıştı aramayı. Kutuda ise kanlı oyuncak bebek vardı.. "Kim getirmiş asker kutuyu? " Albay Orhan Kemal. "Kimdi arayan? " Yüzbaşı Kurtoğlu. "Kargo kıyafeti olan biri bırakmış komutanım" Posta eri. "Ne olduğunu biliyor musunuz savcı hanım? " Albay Orhan Kemal. "Yıkasam çıkar mı acaba kanlar? " "Ney? " diyen albay Orhan Kemal ve yüzbaşı Kurtoğlu ile elimdeki kanlı bebekten bakışlarımı şaşkınlıkla bakan adamlara çevirdim. "Ne, güzel bebekmiş çöpe mi gitsin.. Bakmayın öyle basmışımtır yine itin birinin kuyruğuna, her zamanki şeyler" diyip bebeği kutuya koydum.
Mais detalhes