TÖRE
  • WpView
    LECTURAS 128,994
  • WpVote
    Votos 4,038
  • WpPart
    Partes 13
WpMetadataReadContenido adultoContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación dom, feb 7, 2016
"Neden bu kadar taktın?Sonuçta biz zorla evleniyoruz.Beni kıskanmaman lazım." "Kıskanmak mı? Asla."dedi üstüne vurgulayarak.Sen artık benim himayem altına yani benim olduğun için her şeyin benim.Onların kimsenin görmesi gerekmez."dedi ve bana yaklaşıyordu,aramızda mesafe de yoktu.Hışımla ayağa kalkıp "Ben kimsenin himayesinin altına girmem!!Unutma bunu Girmem!Seninde ben istemediğim zaman da senin olmam Porsuk surat!!"dedim resmen bağırarak ve oradan ayrılmaya yeltendim ama koluma yapıştı."Bu sefer kaçamazsın küçük hanım!"dedi.Neyden bahsediyordu ne kaçması ya,deli."Demek sen istediğin zaman benimsin!Göreceğiz.Bunu sana düğün akşamı hatırlatacağım ben!" Bakalım bizim dik kafalı dediğim dedik söz dinlemeyen Zenan ne yapacak?? Peki ondan daha inat bir adam ve dediğim dedik olan bir adam ;inadını kırabilecek mi?? 09.08.2015
Todos los derechos reservados
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido