Ben Böyleyim

Ben Böyleyim

  • WpView
    Reads 8
  • WpVote
    Votes 0
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 12, 2015
Ben, Minel Akay, evet ben, ona izin vermeli miydim? Benimle olmak istiyordu fakat onun tarafından reddedildiğim gün hissettiğim o boşluk… Selim Tan, bir zamanlar ismini duyduğumda çıldırdığım, kalbimin boğazımda attığı, o insan şimdi benden onunla olmamı istiyordu. Ne yapmalıydım? Gururum, evet en önemlisi buydu. Ona karşı duygularımın esiri olmaktansa gurumun peşinden sürüklenmeyi kesinlikle yeğlerdim. Fakat bu mümkün olacak mıydı? Kalbim ’’Benimsin!’’ diyen o çocuğun karşısında neden böyle çaresiz ve istekli atıyor ki! ****** Uzay Karaer, kimsenin hissettiremediği o duyguları hissettiriyorsun bana. Bu kalbimi çok yoruyor… Hayır yapmamalısın. Sürekli karşıma çıkıp kalbime böyle hissettirmen sadece bencillik. Engel olamıyorum… Aşk, insanın beynini uyuşturan bir duygu, ben bunu istemiyorum. Bana karşı yaptığın tüm saygısızlıklar, tüm aşağılayıcı sözler, kulağımdan nefretle girse de kalbim, hissettiğinde yumuşuyor ve tüm içtenliğiyle ‘Aşk’ diye atıyor…‘’Üzgünüm, İlkin Eliçin sana ÂŞIK oluyor…’’
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Hocamsın /+18
  • ASENA
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Gözler Aynı Sen
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • RUH-U REVAN
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines