PERCY JACKSON'HAYATI

PERCY JACKSON'HAYATI

  • WpView
    Reads 1,477
  • WpVote
    Votes 37
  • WpPart
    Parts 7
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Aug 28, 2015
Merhaba ben Percy Jackson. 12 yaşındayım. Babam ben 9 yaşındayken öldü.Babam öldükten sonra annem yeniden evlendi. Annemin evlendiği adamın ismi ise Jack'ti. Ben üvey babamdan hiç hoşlanmıyorum. Annem hiç mutlu değildi ve boşanma davası açmak istedi. Ama Jack bunu duyunca annem dava açamadı ve aradan biraz geçti. Annem boşanma davası açtı ve ondan kurtulduk. Ama ertesi gün beni kaçırdı ve annemden fidye istedi. 1 tirilyon istedi ve ben bir melezmişim. Gerçek babam Poseidon' muş ve annem beni melez kampına gönderdi. Orada bir kızla tanıştım. O kızın adı Annabhet'miş.Onunla tanıştıktan sonra ona aşık olduğumu farkettim. Başka kişiler gördüm ama burada babamı gördüm ve ona sı.sımsıkı sarıldım. Onla balık tuttuk. yazar: Percy whan türkçe çeviri: Peri Güneş
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ)
  • KURTBEY
  •  ABİLERİM Mİ?
  • HER KİMSEN
  • Aile Sırları
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM
  • ISSIZ ADA (+18)
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • Gerçek Ailem~ Eliz

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!

More details
WpActionLinkContent Guidelines