Güç
  • WpView
    Reads 416
  • WpVote
    Votes 28
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Nov 3, 2019
Kız, bozulmuş kızıl saçıyla ve sırtında okul çantasıyla kaldırım kenarına oturmuş ellerine dehşetle bakıyordu. Gözleri bana bakmasa da orada olduğumu ve onu izlediğimi biliyordu. Ama kim olduğumu bilmiyordu.Hikayesini öğrenebilmem için adını bilmem yeterdi. Yavaşça yürüyüp yanına oturdum. "İyi misin?" diye sordum. Hala dehşet içinde ellerine bakıyordu. Yumruklarını sıktı "Normal değilim." dedi ve yüzünü bana çevirdi. Bakışlarını yere indirdi "Kim olduğumu ya da ne olduğumu bilmiyorum." diye ekledi. Kanlanmış kahverengi gözleri, kurumuş dudakları ve düz ama kırışmış kızıl saçları ile her ne kadar berbat halde görünse bile çok güçlü olduğunu hissedebiliyordum. Derin bir nefes aldım ve sordum "Adın ne senin? ". Gözlerini bana çevirdiğinde keşke sormasaydım diye düşündüm. Kaşlarını çattı. Dudaklarını ıslatıp adından nefret ediyormuşçasına bir ses tonuyla söyledi "Gizem..." Kilit anında kırıldı. Nefes aldığı ilk andan itibaren, hayatı gözlerimin önünden akmaya başladı. Artık tüm hikayesini biliyordum. Ben Anlatıcı ve bu da büyük bir sırrı olan o kızın hikayesi...
All Rights Reserved
#623
sır
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18
  • KORDELYA
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • FIRTINA ZAMANI
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines