OYUN
  • WpView
    Reads 3,173
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Mar 2, 2017
"Şimdi Dediklerimi Tekrarla. " demesiyle yutkunarak ona baktım. zaten kanaatim kalmamıştı aksini söylemeye dudaklarının oynamasıyla dikkatimi oraya verdim. "Hayat bize kötü şanslar sundu." gözlerimi kırpıştırdım ve söylediklerini tekrar ettim aynen dediği gibi harfi harfine "Hayat bize kötü şanslar sundu." dudağının oynamasıyla tekrar dikkatimi ona verdim. "Şuan nerede ne yaptığımız umrumda değil." "Şuan nerede ne yaptığımız umrumda değil." "Bizim beraber oluşumuz sadece bir oyun." dediği sözle istemsizce bir damla yaş yanağımdan süzülürken deva ettim. "Bizim beraber oluşumuz sadece bir oyun." kafamı eğdim son sözlerimden sonra canım acıyordu en son ne zaman canım acımıştı sahi? kafamı kaldırmadan onun sert cüssesini inceliyordum yavaş yavaş kafamı kaldırdım öfkeden kararmış gözlerle bakan kişi miydi benim sevdiğim adam? göz göze gelmemiz ile birlikte hemen kafamı eğdim. "Sen bundan sonra KARAHANLI'sın Sırma KARAHANLI anladın mı?" söylediği cümle de bariz bir şekilde olumsuzluk içermiyordu. kartlar değişmişti artık her şey onun elindeydi elimde olan tek şey HİÇBİRŞEYDİ...
All Rights Reserved
#122
anlaşma
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines