HAYALLERİM SEN VE BEN

HAYALLERİM SEN VE BEN

  • WpView
    Reads 34
  • WpVote
    Votes 1
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Aug 25, 2015
Ben ona nefesim demiştim insan nefes almadan yaşar mı sanıyorsun ben ona diğer yarımsın beni sen tamamlıyorsun demiştim bir insanın diger yarısı yokken ayakta sağlam durabilir mi sanıyorsun Oysaki ne kadar da çok hayalimiz vardı. Korktum belkide yada o korktu yaşanıcaklardan yada yaşanmışlıklardan. Onu ilk gördüğüm gün... Ahh ah ilkler. Nasıl da heycan yapmıştım. Masal gibiydik biz onunla. Bir vardık bir de yok. O hayaller o güzel günler hepsi geride kaldı. Artık her şey boş bütün hayaller bomboş. Hadi yeniden gel. Yeniden sev beni. Hadi tekrar tut elimi. İşte sürekli böyle kaptırıp gidiyorum her dakika onu düşünüyorum yanımda o olsun istiyorum. Sanırsam bunun adı aşk. Ama yasayan biz değil kalpler ve acısıda tam olarak orda kalıyor. Keşke hiç keşke demesek. Belki anılarımızı özlüyorumdur. Belki de off neyse. Konuştukça hatırlıyor hatırladıkça daha çok özlüyordum. Neyse sen sevmesende ben ikimizin yerinede sever hayallerimde mutlu oluruz sevgilim.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • ASENA
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines