Seni Kaybettiğimde

Seni Kaybettiğimde

  • WpView
    LECTURAS 122,867
  • WpVote
    Votos 6,619
  • WpPart
    Partes 29
WpMetadataReadContinúa
WpMetadataNoticeÚltima publicación sáb, abr 17, 2021
"Bu kadar kolay değil Berzan. Sen beni sadece kırmadın. Sen bana çok şey yaptın. Ben de salaktım, ya da hayır. Asla inkar etmiyorum ben sana aşıktım ve yaptığın hiç bir şeyi görmüyordum. Her zaman alttan almaya çalışıyordum, kendimi suçluyordum tıpkı senin gibi. Tıpkı senin beni suçladığın gibi bende kendimi suçluyordum ama öyle değildi Berzan. Ben hiçbir zaman suçlu olmadım ama sen... Sen hep suçluydun. Sen her sorunda, her evliliğimizle ilgili bir çatlaklık gördüğünde beni suçladın. Neden? Neden ben? Benim tek yaptığım yanlış, sana aşık oluşumdu. Bunun cezası bu kadar ağır olmamalıydı." Berzan başını eğdi. Ne söylese haklıydı. Ne yapsa haklıydı. "Haklısın galiba." Diye mırıldandı. Kaşları çatılmıştı. "Senin en büyük yanlışın bendim." Aylin başını salladı. "Benim en büyük yanlışım sendin." * /FARK YARATMAK İÇİN YAZILMIŞ BİR HİKAYEDİR./ Çiçekler de ölür hikayesinden tanıdığınız Berzan&Aylin'in hikayesi...
Todos los derechos reservados
#172
polis
WpChevronRight
Únete a la comunidad narrativa más grandeObtén recomendaciones personalizadas de historias, guarda tus favoritas en tu biblioteca, y comenta y vota para hacer crecer tu comunidad.
Illustration

Quizás también te guste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Más detalles
WpActionLinkPautas de Contenido