Biliyor musun bir seferinde onunla sahilde sabahlamıştık.Göğsüme başını koymuş, orda uyuyup kalmıştı.Korkmuştum kalbimin sesinden.Hayır hayır!Kalbimin sesini duymasından değil de o sesle uyanmasından.Kendimden sakınmıştım bildi de ondan mı gitti?
Saçlarını okşamıştım usul usul.Saçının telini sakınmıştım bildi de ondan mı gitti?
Uzun uzun seyretmiştim yüzünü, ezberlemiştim.Unutmam sandı, bu bana yeter sandı da ondan mı gitti?
Gitmelerinide severdim ben onun geleceğini bilseydim.Bunuda bildi de ondan mı böyle gitti?
Çok sevmiştim çok.Asıldan çıkıp boşluğa düşecek kadar.Çok sevdiğimi bildi de ondan mı gitti?
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi.
Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı sürprizden habersizdi. Yıllar ondan birçok şey götürdüğünü düşünüyordu: neşesini,inancını ve merhametini. Peki gerçekten öyle miydi, karşılaştığı manzaraya kayıtsız kalabilecek miydi?
"Nasıl? Nasıl yani?" konuşurken kekelememe engel olamamıştım. Duyduklarım karşısında vücudumdaki bütün kanın çekildiğini hissediyordum.
Ben hâla duyduklarımı anlamlandırmaya çalışırken karşı tarafta polis memurunun her şeyin kontrol altında olduğunu hissettirmeye çalışan konuşması devam ediyordu.
"Kendisi ekiplerimiz tarafından karakol civarında bulundu. Üzerinde telefon numaranızın bulunduğu mektup sayesinde sizlere ulaştık. Şu an karakolumuzda, durumu iyi. Uygunsanız gelip teslim alabilirsiniz."