DÜŞÜŞ
  • WpView
    Reads 50
  • WpVote
    Votes 6
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Aug 29, 2015
Acı,durdukça mı geçerdi yoksa üzerine yenilerini koyarak mı? Acıdan zevk alır mıydı insan? Gece olduğunda herşey daha da ağır olurdu, vicdan baş gösterirdi. Boğazda hıçkırık,gözde yaş. Yalnızlık... Yalnızlık sonsuzluktu. Yalnızlık karanlıktı. Ne başı ne de sonu belli olmayan, ufacık bir zerre bile ışığı olmayan,kasvetli ve karanlığa boğulmuş bir tüneldi ve ben bu tünelde yolumu, çıkışı bulmaya çalışıyor, her seferinde küf tutmuş topraktan duvarlarla karşılaşıyordum. Gün geçtikçe ruhumun parçalandığını,öldüğünü hissetmek, acı vericiydi. Sahi, neydi ölüm? İnsanın değişik yollarla nefes almayı bırakması mı? Ya yaşamak? Yaşamak,sadece nefes almak mı? Kaybolduğumu hissediyordum. Bu ürkütücü tünelden kurtulmamın tek yolu, ruhumun bedenimden ayrılması, serbest kalmasıydı. Tek yol ölümdü...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KORKUT / bxb
  • Sirayet|Texting
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Mafyaymısmıs

Sarsılmaz bir otorite ve kimsenin dokunmaya cesaret edemediği buzdan bir irade. Ta ki o sert duvarlar, Güneş'in naif parıltısıyla sarsılana kadar. Bazı bağlar görünmezdir, bazıları ise çoktan kırmızı iplerle mühürlenmiş..

More details
WpActionLinkContent Guidelines