SAF DIŞI
  • WpView
    Reads 357
  • WpVote
    Votes 19
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jul 9, 2022
Heyecanla okuyacağınız, biraz merak edip kendinizi içinde bulacağınız sıradışı fantastik aşk hikayesi tam da karşınızda, sizi bekliyor ZAMAN, İNSANOĞLUNUN YARATTIĞI EN BÜYÜK DÜZMECEDİR Zaman; içinde yaşadığında zamandır. Deniz ve Kumsal ev arkadaşı olmakla beraber aile dostu da sayılırlar. Aileleri, doğum sırasında hastanede tanışmışlardır. İzmir'de çocukları 18 yaşına gelene kadar iç içe yaşayan aileler, bir fırsat yakalayıp, çocuklarını lise sonu İstanbul'da okumaya göndermişlerdir. Kumsal ile Deniz o kadar sıkılardır ki, birbirlerinden asla utanmazlar, hatta her gece birlikte uyurlar. Bu onlar için sadece arkadaşlığı gösterse de her şey bir anda değişir. Bu okul, onların hayat çizgisini çoktan çizmiştir. Onlar artık özel iki insandır. Burada sadece 1 yıl geçireceklerdir fakat zaman onların en büyük düşmanı olmakla beraber en kadim dostudur da. Küçük aksilikler, zamanla büyük ve hayati tehlike taşıyan sorunlara dönecek ve bu sorunları çözmek için tek anahtarları zaman olacaktır
All Rights Reserved
#666
kumsal
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KORDELYA
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KIZIL GECE

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines