DÜŞMAN

DÜŞMAN

  • WpView
    Reads 114
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Aug 31, 2015
WpInfo
Fiction
Romance
Bir aşk daha ne kadar imkansızlaştırılabilirdi? Daha ne kadar canı yanardı, seven insanların? Kimsenin bilmediği ama alışagelmiş bir şey vardı ki, insanlar hayatımıza izin almaksızın karışa biliyorlardı. Her şeyi elimizden alıp bizi çaresiz bırakabiliyorlardı. Bunun en somut kanıtıydı; Havin ve Arşad'ın hikayesi. Belki yıllar sonra bile anlatılacak kadar acı ve destansıydı ama asla örnek bir aşk hikayesi değildi. Genç kızın asiliği ve cesurluğu karşısında ne Arşad'ın öfkesi ve inadı durabilirdi ne de Diyarbakır. Ancak aksi iddia edilemeyecek bir şey vardı ise Arşad'ın aşkı karşısında da Havin duramazdı. *** "Sen beni hep böyle namlunun ucundan mı seveceksin?" dedi genç adam alay dolu sesini gizlemeye gerek görmeden. "Hayır, ben seni hep böyle namlunun ucundan yakacağım." Genç kızın sözleri birer hançerdi ve Arşad Ağa'nın göğsüne saplanıyordu. Ama genç adam hak veriyordu da bu güzel kıza.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines