''Küçükken etrafında ki herşey büyük olduğu için söylediğin o cümlelerde kocamandır. ''Senin için dünyayı yakarım'' der, aslında kibrit bile çakamaz. ''Senin için canımı veririm'' der , çünkü o zamanlar ölüm bile oyundur.
Eğer hala küçüksen hala büyümediysen küçükken söylemiş olduğun o lafların altında ezilirsin, bazen öyle olur.
Ama bir gün bi arkadaş çıkar karşına öleceğim der ölür. Çünkü oda senin gibidir , hala küçüktür.
Kardeşlik cezadır bazen , borçtur, yüktür, mecburiyettir, vefadır.
Kardeşlik zordur...''
Aşkın ve nefretin,
dostluğun ve düşmanlığın,
iyiliğin ve kötülüğün en uçlarda yaşandığı bir hikaye...
Bir insanı annesi bile sevmez miydi?
Annesi bile mi elinden tutmazdı?
Evet annesi bile sevmez, annesini bile elini tutmazdı...
Açelya ne annesi ne babası sandığı adam tarafından sevilmezken öz babası ortaya çıkar.
Ölüm için 18 yaşına girmeyi bekleyen Açelya... Babası için yaşama tutunur muydu?
"Yanlızlığın bedeli benim açımdan delirmekti..."