Masum Ve Günahkar

Masum Ve Günahkar

  • WpView
    LETTURE 2,096
  • WpVote
    Voti 182
  • WpPart
    Parti 5
WpMetadataReadIn corso
WpMetadataNoticeUltima pubblicazione dom, apr 23, 2017
Ben Nida Altın ! Zenginlik içinde yüzen ama zenginliğin sefasını sürüp hava atamayan kız... Çünkü benim bir hastalığım var ve bu hastalık ne yazık ki doğduğumdan beri var.. Hastalığım ne mi ? BEN DOWN SENDROMLUYUM... Ailem beni hiçbir zaman sevmedi hep abimi sevdiler hatta hatta misafir geldiğinde beni odama kilitlerler. Bende çok yalnız olduğum için internetten arkadaş aramaya başladım ve birini buldum ve ve sanırım aşık oldum. Onun dediği ve içimi acıtan kelimeyse "Ben Günahkarım sense Masumsun küçüğüm" oldu hatta bu laftan sonra ağlamış bile olabilirim... Sonra ne mi oldu dersiniz ? Ailem beni 50 yaşında bir adamla zorla evlendirdi şu aralar ne yaptığımı merak ediyorsanız benim acıklı dünyama giriş yapın. Not: Hikayedeki Down sendromu hastalığıyla gerçekteki tamamen aynı değildir.Hikayeye göre down sendromlu bir insan normal insan zekasına pahalı bir sürü tedaviyle yaklaşabilir !
Tutti i diritti riservati
#144
zengin
WpChevronRight
Entra a far parte della più grande comunità di narrativa al mondoFatti consigliare le migliori storie da leggere, salva le tue preferite nella tua Biblioteca, commenta e vota per essere ancora più parte della comunità.
Illustration

Potrebbe anche piacerti

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • Mafyaymısmıs
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • KORKUT / bxb
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

Più dettagli
WpActionLinkLinee guida sui contenuti