Story cover for Edus by kediminal
Edus
  • WpView
    Reads 205
  • WpVote
    Votes 22
  • WpPart
    Parts 3
  • WpView
    Reads 205
  • WpVote
    Votes 22
  • WpPart
    Parts 3
Ongoing, First published Sep 03, 2015
Geceleri yaşayan bir kadın, tarihçesi mitolojiye dayalı aslında, bakışları Medusa. Hikayeleri var etine işlenmiş, kimsenin sökmeye cesaret edemediği. Onu yapan bir çok anı, bir çok an, bir çok bu çok fazla. Onu tanımaya başladığımda yani o anlatmaya başladığında, kendi vücudunda şekillenen hikayeleri görebildim. Siz ise hikayeler yerine kendi ırkçılığınızın kavramında, ön yargılarınız kadar salaktınız. Sıradan bir işte çalışan sabit makinalardan farksızdınız, bir gün bozulacağınızdan habersiz yaşadınız. O kadın bir kırlangıç gibi her şehri 6 ayında terk ederdi. Şehrin ışıklarında gölgesi kadının bedeninde yeni hikayeler, kristal bir ülkede beyaza bürünmüş bir kız çocuğunun yeni renkler için ülkeyi terk etmesi kadar cesur. Bir yarımı kadın, bir yarımı adam. Zaman kavramı ve şansı saatin 10 ve 2 si kadar kısaydı,10 rakamının çift olması 2 rakamının hüzünlüğü ve yalnızlığı. Oysa saat 10 u 10 geçecek kadar cürretkardı, ama kimse anlamadı. Kavgacı bir ruhu vardı, gökyüzünü en dibe taşır yeryüzündeki yıldızları görebilirdi. Küçük şeylerden mutlu olan bir mizacı vardı, tebessüm etmek gibi ağlamakta ona çok yakışırdı. Hayatı ona nasıl yaşamasını öğretense en büyük reyn geyiği anlamına gelen figürdü. Tenindeki her figür aslında hayatındaki bir insanı anlatırdı. Kapatılmış ya da kapatılmaya çok yakın çok pişmanlığı olmadı ama, yarım kalan hikayeleri vardı. Dışarıdan bakıldığında ne gördüğünüzün bir önemi yok, biz aslında anlayabildiğiniz kadarız.
All Rights Reserved
Sign up to add Edus to your library and receive updates
or
#284yazı
Content Guidelines
You may also like
AZE by kelebekleroldu1
43 parts Ongoing
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Gözler Aynı Sen by Yazmaperileri
33 parts Ongoing
Yağmurdan kaçarken doluya yakalanmak nedir bilir misiniz? Ezgi biliyordu. Hayatını zindana çeviren üvey babasından kaçtığı bir gecede, onu bu hayata tutsak eden adamla karşılaşmayı beklemiyordu. Bilseydi o adamla karşılaşacağını, yine kaçar mıydı o ödül töreninden? Onunla yüzleşecek cesareti bulur muydu? Yine de her şey için çok geçti. Bir karanlık gecede, İki lacivert göz kesişmişti. Biri nefretle diğeri ise yabancı gibi bakarken daha da acıtmıştı gerçekler. Asaf Kandemir tanımamıştı kızını. Ona nefretle bakan gözlerin ardında yatan anlamı görememişti. İki silah sesi duyulmuştu sonrasında sokakta. Yere düşmüştü kızın bedeni, sokak lambasının altına. O lamba bile kızın kimliğini aydınlatmaya yetmemişti. Eğer bilseydi o sokağa girince hayatının değişeceğini, geçmezdi o sokağın önünden belki. Atmazdı adımını. Ama geçmişti iş işten. Birçok şey gibi buna da geç kalınmıştı.. --- Hikayeden Kesit --- 15 yıldır, nefret ederek büyüdüğüm bu adam bir kaç gün içerisinde bütün dengemin şaşmasına neden oldu. İçimde filizlenen, baba hayaliyle yanıp tutuşan çocuk, yine terk edilmenin verdiği kırıklıkla ağladı. Ağladı ağlamasına ama sesini duyan olmadı. Karşımda acımasızca bakan lacivert gözleri her şeyi açıklıyordu. Onun gözünde bir hiçtim ben. Koca bir boşluk. Hikayesinde bir yerim yoktu. O ise benim hikayemin büyük bir kısmını oluşturuyordu. - Sözler hayli çıkmazlarda, Söz ver haydi sen.🎶 Dün birini gördüm yolda, Gözler aynı sen.🎶 Bizler aynı kalmadık ki, Hayat değişirken.🎶 Ben birini sevdim ama, Gözler aynı sen 🎶 Hikayenin şarkısı: Gözler Aynı sen-Yaşar
You may also like
Slide 1 of 10
AZE cover
KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG) cover
RUH-U REVAN  cover
ASENA cover
SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting cover
Gözler Aynı Sen cover
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text cover
NEVBAHAR cover
Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) cover
Hocamsın /+18 cover

AZE

43 parts Ongoing

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.