Ayrılamayız

Ayrılamayız

  • WpView
    Reads 561
  • WpVote
    Votes 95
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Sep 27, 2015
Sabah alarmın çalmasıyla uyandım. Okula gitmekten her zaman nefret etmişimdir. Ama iyiki o gün okula gitmişim. Aslında o gün normal bir gün gibi başlamıştı. Yani her zamanki sıradan hayatım gibi ama ben bilmiyordum tabi bir anda hayatımın değişeceğini. Bir kişinin benim hayatımı değiştireceğini artık benim hayatımın o olacağını. Artık her şey çok farklıydı. Eskiden etrafımda bir sürü insan vardı ama çok yalnızdım. Şimdi ise hayatımda tek bir insan var ve ben kendimi bir an bile yalnız hissetmiyorum ve hiç olamayacağım kadar mutluyum. Biz ikimiz çok farklıyız ve bizim gibi birkaç insan daha var. Biz birbirimize bağlıyız ve artık ayrılamayız biz tek hayat olduk artık birbirimizden ayrılırsak ölürüz. Ama mecazi anlamda değil cidden ölürüz. Bu yüzden birbirimizi kollamalıyız.Ve asla birbirimizi bırakmamalıyız. Asla bırakmayacağız da. Ölene dek onun yanında olacağım o da benim en güzelide o ne hissederse benim de onu hissedecek olmam. Nefret bile olsa...
Public Domain
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • DUHUL
  • On Üçüncü Pay
  • Albay Kızı
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • YAPAY KALP +21
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Vortaris

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines