
"Peter" dedim. "Sence ben çok saf bir kızmıyım?" Geniş sadece katılaşmış topraktan oluşan bir camın kenarında oturuyordum. İlaçlarım. Evet ilaçlarımın canı cehenneme. Son bir haftada en az on yıl yaşlanmış hissediyordum. Bir tek Peter ve ben vardık. Birde camın ardındaki büyük hiçliğim. Biliyordum belki de Peter gözlerimi kapatınca gidecekti, o zaman bir başıma kalacaktım ama bu halüsülasyon dediğiniz şey de kendi isteğinizle olmuyordu ki. Eğer öyle olsaydı Flash'i görebilmek için elimden geleni yapardım. Evet son bir kez görebilmek için tüm gücümü kullanırdım. Dışarıdaki bomboş, topraktan, sadece topraktan araziye baktım ve pencerenin diğer kıyısındaki Peter'a döndüm "O kadar yoruldum ki Peter." Nefes almakta bile güçlük çekiyordum. "Uyumamalıyım biliyorum ama" Gözlerimden yaşlar akmaya başladı "Ne yapacağım yani hayatımın sonuna kadar burada mı kalacağım?" Elimle gözlerini sildim ve burnumu çektim. Gülerek "Belki topraktan bir koca da yaparım " Artık kahkaha atmaya başlamıştım. Yaşasın sonunda delirdim de. "Yarısı Flash yarısı Peter gibi görünür, Sonra bi de..." Uyumaya başladığımı hissediyordum Farkındaydım ama durdurmak imkansızdı. Cece beni bulmuş ve zayıf bir anımda yakalamış olmalıydı. Düşüncelerimi hayali eller tutuyor gibiydi. Kahretsin düşünemiyordum. Hissiz bir boşluk gibiydim. Galiba ölüyordum... Not: édafos Yunancada toprak kelimesinin okunuşudur. Bu hikayede kullanılan karakterler ve topluluklar gerçekten esin alınarak yaratılmıştır. Gerçekle hiç bir alakaları yoktur. İyi okumalar dilerim. Tüm hakları saklıdırBảo Lưu Mọi Quyền