20 bab Bersambung Dewasa"Özgürlük, celladına aşık olan bir kuşun son kanat çırpışıdır."
Parla için bale, kaçıp sığındığı tek kutsal alandı. Londra'nın soğuk salonlarından İstanbul'un tozlu sahnelerine kadar tek bir hayali vardı: Sadece kendi ritmiyle dans etmek.
Ancak babasının karanlık borçları, onun hayatını bir pazarlık masasında meze haline getirdiğinde, sahne ışıkları yerini kör edici bir karanlığa bıraktı.
Baran Ali Karahan. Şehrin dilsiz prensi, mülkiyetin ve kontrolün efendisi. O, sadece binaları ve holdingleri değil; insanların ruhlarını da koleksiyonuna ekleyen bir adamdı.
Parla'yı kurtarmadı; onu kendi inşa ettiği o görkemli kafese mahkûm etti.
"Bu sahnede attığın her adımın sahibi benim Parla. Ne kadar yükseğe zıplarsan zıpla, sonunda benim kucağıma düşeceksin."
Şimdi L'Étoile Akademisi'nin aynaları, bir balerinin isyanına ve bir celladın takıntısına şahitlik ediyor.
Parla, hırçın bir Carmen gibi sahnede devleşirken; Baran, gölgelerin arasından her nefesi kontrol ediyor.
İki yabancı, tek bir malikâne ve bozulması imkânsız kurallar...
Bir tarafta hayalleri için ölümü göze alan bir kadın, diğer tarafta o kadını korumak için dünyayı yakmaya hazır bir adam.
Sırların döküldüğü o mahzenlerde, nefretin tutkuyla karıştığı o loş odalarda tek bir soru yankılanıyordu.
Kendi sahnende mi dans ediyorsun, yoksa celladının kollarında mı?